Pazartesi, Ağustos 18, 2006 - Papa geliyormuş. Hoş Geldi.
mrbarlas@hotmail.com
Papa geliyormuş. Hoş Geldi.
Papa 16. Benedikt'in Almanya'nın Regensburg Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada, Bizans İmparatoru 2. Manuel Palaeologus'a yaptığı atıf nedeniyle başlayan gerilim Batı basının başlıca konusu oldu.
Arkasından İslam aleminden ve Türkiye’den gelen tepkiler sonrasında Papa, alıntı yapmıştım yanlış anlaşıldı üzüldüm dedi. Bizde üzüldük Sn. Papa 16.Benedikt. Koca tarihte alıntı yapabilecek yalnızca 2. Manuel'in 1394'den 1402'ye kadar süren İstanbul kuşatması sırasında bir İranlı ile konuşurken söylediği bu sözleri mi vardı zihninizde. Yoksa en çok bu sözler mi sizin düşünce ve engizisyon mantığınıza uyuyordu da deklere ettiniz bu kadar insanın huzurunda. Bizde üzüldük Sn. Papa 16. Benedikt, üstelik hiç de beğenmedik. Düşüncelerinizde var olduğunu bildiğimiz görüşlerin, dudaklarınızdan dökülmesi, makama yakışmadı. Biz buna da üzüldük. Hani birde o samimi olmayan dinler arası diyalog projeniz vardı ya, bir daha ki sefere bunu da unutmayın konuşurken. Sn. Papa, tüm İslam aleminden açık ve net olarak özür dilemeniz gerekmektedir. Alıntıyı deklere etmekte ifadenin içinde ki düşünceyi kabul etmektir. Siz her ne kadar inkâr etseniz de sonuç budur.
Papa ile ilgili iki konu birleşti ve Papa’nın Türkiye ziyareti gerekenden fazla ve abartılı bir şekilde oluşturulan gündeme oturtuldu. Şimdi biz ne yapacağız. Aman Papa efendiyi ve Hıristiyan alemini kızdırmayalım diye alttan mı alacağız. Türkiye’ye yapılacak ziyaret programlarını kendilerinin istediği şekilde yönlendirmelerine izin mi vereceğiz. Kesinlikle. Papa’nın talihsiz açıklamalarından önce oluşan protokol krizi bence Regensburg Üniversitesinde yapılan konuşma ile bağlantılı.
İtalya devlet yetkilisi bir zatın yaptığı açıklama da AB konusunu bu kapsamda devreye sokarak, yönetilen bir yapıda olmamız gerektiği dayatmasıdır. Hani sizin için iyi olur, kendimiz için bir şey istiyorsak namert’iz gibi uyutma taktiğidir. Bu konuda bile AB çıktı ya karşımıza….
Klasik bir Avrupa tuzağı ve oyunu bunların hepsi. Önce polemikler ve kriz yaratılıyor. Sonra kriz biz suçlanıyoruz ve ağır şartlar ve kurallar konuyor, arkasından alternatif çözüm üretimleri için Avrupalı dostlarımız güya bizim yanımızda yer alıyor ve ortak karar alınıp kriz çözülüyor. Sonuç, Avrupalı bizden istediğini almış oluyor. Neden? E daha kötüsünü gösterdiler, bizde kötünün iyisine razı olduk, bunu da başarı olarak kabul ettik kendimize. Buna taviz denir. Gelin bunu yapmayalım bu sefer.
Protokol krizi nedir? Papa resmi bir ziyaret ile geliyor ise devlet programı çerçevesinde uygulanan program ile karşılanır. Kimle görüşmek istiyorsa da makamında o yetkili kişi ile görüşür. Gerektiği gibi de uğurlanır. Türk devletinin, dış basının ve politikacılarının ortaya attığı protokol krizi gibi bir saçmalığa uymaması gerekir. Din yetkililerinin de makamı vardır, devlet yetkililerinin de makamı vardır. Buralar herkesi olduğu gibi Papa’yı da ağırlayabilecek vasıflara haizdir. Alternatif mekân üretmeye gerek yoktur. Gelmek istemezse de gelmez, zorla getirecek halimiz de yoktur. Kendisi bilir. Ama Papa Efendi için Türk devleti özel bir protokol ve mekân uygulamaya kalkarsa da çok büyük yanlış olur. Papa’nın Türkiye ziyareti de bizden çok Hıristiyan alemi için önem taşıyor, bununda bilinmesi gerekir.
Biz hazırız Sn.16.Benedikt, bekliyoruz. Misafir başımızın tacıdır. Atalarımız söylemişler. Bir de ne demişler, Misafir ev sahibinin bağlı kuzusudur. Buyurun bekleriz.
M.Refik BARLAS
18.09.2006
Yayınlanma 18.09.2006 www.haber27.com - 20.09.2006 Zafer Gazetesi
|