Çınar Altı

Çarşamba, Haziran 26, 2006 - Hedef Sektör - Tarım II

Kategori: Makale

Çınar Altı

 

 

mrbarlas@hotmail.com

  

Hedef Sektör – Tarım   “II”

 

Ekonomik seferberliğin ilk ve temel adımı tarımda başlar. Türkiye’nin dışa bağımlı olmadan kendine yeterli olabileceği ve üretim yapabileceği tek sektör tarımdır. Biz bu gerçeği biliyoruz ama en az bizim kadar farkında olanların varlığını da hatırlatmak isterim.

 

Birkaç kurum ve meslek ismi saymak istiyorum. Devlet İstatistik Enstitüsü, İl Tarım Müdürlüğü, Meteoroloji Müdürlüğü, Tarım Mahsulleri Ofisi, Borsalar, Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet Su İşleri, Ziraat Odaları, Ziraat Bankası, Ziraat Mühendisleri Odası, Veteriner Hekimler, Jeoloji Mühendisleri, Harita Mühendisleri, Araştırma Enstitüleri, Nüfus Planlama Dairesi, belki unuttuğum birkaç kurum daha olabilir.

 

Bu kurum ve meslekler ile bir sistem düzenleye bilir miyiz? Belki yapabiliriz; bir deneyelim.

 

Tarım Bakanlığı bünyesinde yetkili bir koordinasyon merkezi oluşturalım. Harita Mühendislerinden amacımıza uygun bir şekilde, ülkemizin detaylı bir coğrafi haritasını oluşturmalarını isteyelim. Jeoloji mühendisleri ile ziraat mühendislerinden bu harita üzerinde en küçük birimin dahi toprak yapılarının belirlenmesini isteyelim. Sonra ziraat mühendislerinden bu toprak yapıları üzerinde yetiştirilebilecek en verimli ürünlerin belirlenmesini isteyelim. Meteoroloji müdürlüğünden bu bölgelerin iklim karakteristikleri ile ilgili tüm bilgileri ziraat mühendislerine iletmelerini talep edelim. Nüfus Planlamadan bölgesel nüfus yapılarının nitelik ve nicelik olarak tüm bilgilerini ayrı ayrı alalım. Veteriner hekimlerden bölgesel hayvancılık üretiminin nasıl olması gerektiğini isteyelim. İl Tarım Müdürlüklerinden ve Devlet Su İşlerinden bölgelerdeki tüm mevcut sulama sistemlerinin bilgilerini alalım. Araştırma Enstitülerinden bölgeleri ile ilgili yaptıkları verimlilik çalışmalarının sonuçlarını değerlendirelim. Tarım Mahsulleri Ofisinden ve borsalardan alımı yapılan geçmiş yıl hasatları ile ilgili ürün bilgi ve miktarlarını alalım. Devlet İstatistik Enstitüsünden tarım ürünlerinin ülkemizdeki tüketim miktarlarını isteyelim ve tarım alanında ki çalışanların bilgilerini alalım. Devlet Planlama Teşkilatından bu bilgiler ışığında ülkemizin bir sonraki yılda hangi üründen ne kadar tüketebileceği ile ilgili bir planlama yapmasını isteyelim. Artık bayağı bilgi sahibi olduk.

 

Oluşturduğumuz koordinasyon merkezi, bu bilgiler ışığında hangi bölgede en verimli hangi ürünün yetiştirileceğini artık çok iyi biliyor. Hangi üründen ülke tüketiminin ne kadar olacağını da tahmin edebiliyor. Şimdi bir sonuca varalım ve bu programı uygulamaya, bölge çiftçilerini bu ürünleri yetiştirmeye yönlendirelim. Ne kadar toprakta hangi ürünü ekmeleri gerektiğini İl tarım Müdürlükleri, ziraat odaları gibi kurumlar ile çiftçiye, köylüye ulaştırabiliriz artık. Bunu başarabilirsek hasat zamanı gelmeden ülke genelinde hangi üründen ne kadar elde edebileceğimizi tahmin edebiliriz. Tabi ki iklim şartları ve afetleri olağanüstü durum olarak varsayıp tahmin ediyoruz. Bir çiftçi tarlasından ne kadar mahsul alabileceğini tahmin edemez mi? Çiftçi, bir kişi, tarlası on dönüm, koordinasyon merkezimiz binlerce kişi ülke tarım arazimiz de binlerce kilometre kare, şartlar hemen hemen aynı.

 

Bize ne faydası olacak? İlk olarak ülke tarım politikasını belirlemiş ve standartlaştırmış olacağız. Kim ne kadar hangi üründen ekmeli ki en yüksek kazancı elde etsin çıkmazına çözüm getirmiş olacağız. Üretilen her ürünün pazarda talebi olacağı için mahsulün tarlada kalmasını veya yollara dökülmesini engellemiş olacağız. Dışardan ithal etmemiz gereken ürün var ise miktarını ve vasfını belirlemiş olacağız. Hangi ürünü ithal etmemiz gerektiğini öğreneceğiz. Bölgesel olarak üretim planlaması yapıldığı için tarıma dayalı sanayi sektörünün yatırım alanlarını belirlemiş olacağız. Bunun yanında işletmenin üretim kapasitesinin ne kadar olması gerektiğine de ışık tutacağız. Teşvik edilmesi gereken ürünleri net bir şekilde tespit edebileceğiz. Bölgesel üretim, ürünlerde üretim kalitesini ve verimliliği artıran çalışmaları daha hızlı ve daha etkili yapabilmemizi sağlayacak. Taban fiyatları mahsul depoya girdikten sonra değil, tarlaya ekilirken verebileceğiz. Belki taban fiyat diye bir ihtiyaç kalmayacak, fiyatı piyasalar kendi sistemi ile belirleyecek. İhraç ürünlerimizi ve miktarlarını çok daha iyi tespit edebileceğiz.

 

Anlatırken güzel ama uygulama nasıl olur?

 

Aslında yukarıda bahsettiğimiz tüm kurumlar sistemimizde halı hazırda mevcut. Topladığımızı farz ettiğimiz tüm bilgilerde zaten arşivlerde var. Yenilerine de ulaşmak zor değil. Tek eksik koordinasyon merkezi. Yani biz adımlarımızı atmışız başlangıç olarak. Yağ var, şeker var, un var. Aşçı arıyoruz. O da varda, ne bekliyoruz onu bilemiyorum. 

 

 

M.Refik BARLAS

15.07.2006

 

 

Yayınlanma      : Zafer Gazetesi   26.Temmuz.2006 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Makalelerim ve denemelerimin yer aldığı bir site...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
BOMEL YAPI
HYP
ASPEN

Kategoriler

Arkadaşlarım

mozsarac
ozsarac