Salı, August 1, 2006 - Bakmak - Görmek
mrbarlas@hotmail.com
Bakmak-Görmek
Milliyetçilik; Kendilerini birleştiren dil, tarih, kültür bağlarından dolayı ulusal bir topluluk oluşturma bilincine varan ve bağımsız bir devlet kurmak isteyen kimselerin oluşturduğu siyasal harekettir; en genel adıyla ulusçuluktur..
Kendi ulusuna bağlılığının uluslararası ilkelere bağlılıktan ya da bireysel çıkarlardan daha önemli olduğunu ileri süren görüş. Siyasal bir program ya da düşünceler bütünü olmaktan çok, bu tür programları ve düşünceleri temel alan siyasal bir bakış açısıdır.
Türk milliyetçiliği, Türk milletinin ilerlemesi ve dünyada olması gereken yere yükselmesi ülküsüne dayanır.
Bağımsızlık; kişinin kendi hür ve özgür iradesi ile her türlü konuda özgürce karar vermesidir
Kültür; Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünüdür.
Sosyolojik olarak, bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü de o toplumun kültürüdür.
Yukarıda ki tanımlamaları zihnimizde ki bilgileri tazelemek için tekrarladım.
Bir millet, idarecisi ile halkı ile ne kadar aciz ve kabiliyetsiz olmalı ki kendi özgürlüğü, hak ve hürriyeti, dili ve dini, kültürü ve toplumunun gelişimi ile ilgili kararları alamasın. Bir millet ne kadar çaresiz olmalı ki kendisi ile ilgili bu kararları alacak bir danışmanlar heyetine teslim olsun.
Ve ne kadar çaresiz olmalıyız ki, bizi ileriye götürecek, çağdaşlaştıracak, geliştirecek kararlar da ki danışmanlarımız, yıllarca kuyumuzu kazmaya çalışan dostlarımız olsun.
Siz kendiniz için tehlike olarak gördüğünüz bir ülkenin gelişmesini ve güçlenmesini ister misiniz?
Siz hiç başka bir ülkenin gelişmesi için kendinizi ve zamanınızı feda eder, heba eder de programlar, kanunlar hazırlar mısınız?
Siz hiç başka bir ülkede yaşayanlar, insan haklarından faydalanamıyor diye geceler boyu uykusuz kalıp, üzülüp, kahrolup çözümler üretir misiniz?
Siz hiç, bir ülke için, dinini kabul etmeseniz dahi, amacınız tüm dünyaya kendi dininizi yaymak olsa dahi, milleti dinine daha da bağlı kalsın diye mücadele eder misiniz?
Siz hiç sizi sizden daha iyi tanımayan bir ülkenin bizim dediklerimizi yaparsan ancak çağdaş ve medeni olursun söylemine inanır mısınız?
Siz hiç bile bile geleceğinizi ve özgürlüğünüzü, bağımsızlığınızı başkalarına teslim eder misiniz?
Ve
Siz hiç 70 milyon insan içerisinde karşılıksız, menfaatsiz çalışacak ve fikir üretecek, uykusuz kalabilecek, ülkesini yücelterek refaha ulaştırabilecek bir kişinin dahi olmadığına inanır mısınız?
Neden biz kendi işimizi, kendi kalkınmışlığımızı, kendi refahımızı düzenlemek, kendi dinimizi halkımıza daha iyi öğretebilmek ve yaşatabilmek için dış taşeronlara ihtiyaç duyuyoruz?
Siz tüm bunları hazmede biliyor musunuz?
Milliyetçilik ve vatanseverlik kavramları, bir ülkenin kendi insanı tarafından ve kendi iradesi ile yönetilebilmesi sonucunda anlam kazanır. Bağımsızlık, kültür ve din ancak kendisi tarafından yönetilen ülkelerde yaşanır. Çağdaşlık ve medeniyet arkasından gelir.
Gaziantepte eskiden esnaf, siftah yapamayan komşusuna müşteri gönderirmiş; siftah yapabilsin diye! Karşılıksız ve dostça, insanlık erdemi ile yapılırmış bu
Ben, bakın ben yeni bir teknoloji geliştirdim, bu teknolojiyi size verelim gelişmenizi tamamlayın biz ilerleyeceğimiz kadar ilerledik sizde gelişin diyen bir ülke görmedim.
Siz gördünüz mü? Ülkemizi, milletimizi bizden başka kim kalkındıracak, kim geliştirecek hiç düşündünüz mü?
Etrafıma bakıyorum, her olumsuzluk ve yanlışın neticesinde kaybedeceklerimizi düşündükçe, çocuklarımıza bırakacağımız geleceği gördükçe kahroluyorum. Ya siz?..
Geriye bakıp nerede olduğunu bileceksin,
İleriye bakıp nereye gitmen gerektiğini göreceksin.
M.R.B
M.Refik BARLAS
22.07.2006
Yayınlanma : Zafer Gazetesi 01.Ağustos.2006
|